2040 senesinde nasıl bir dünya hayal ediyorsunuz? İklim kriziyle mücadelemizde başarılı olabildik mi? Yoksa kuraklık, afet düzeyinde doğa olayları, açlık ve susuzluk gibi görüntüler mi geliyor gözünüzün önüne? Avustralyalı oyuncu ve yönetmen olan Damon Gameau, eğer hayatlarımızda hiçbir değişiklik yapmazsak 2040’ın mükemmel olmayacağının farkında ancak şu an 5 yaşında olan kızı Velvet için farklı bir geleceğin hayalini kurmak istiyor. “Gerçeğe dayalı hayal kurma” adını verdiği düşünce pratiğinde, günümüzdeki imkanların en iyisini benimsersek 2040’ta bizi nasıl bir dünyanın beklediğini anlamaya çalışıyor. Gameau, bu düşünce pratiğinde bugün sahip olmadığımız hiçbir çözüme yer vermiyor. Bu yazıda Gameau’nun iklim kriziyle mücadele için sunduğu 5 temel çözüm önerisi özetlenecektir.

  1. Enerjiye ihtiyaç duyduğumuz her alanda yenilenebilir enerji kullanmak:

Evlerimizdeki enerji ihtiyacını güneş enerjisi ile karşılayabiliriz. Evlerimizi mikro güneş enerji santrali haline getirirsek kendi enerjimizi kimseye bağımlı olmadan üretebiliriz. Ürettiğimiz enerjinin fazlasını daha sonra kullanmak için depolayabilir, bir başkasına satabilir ya da bağışlayabiliriz. Böylece hem temiz enerji üretmiş olacağız hem de ekonomi içeride dönmüş olacak. Ayrıca bireysel olarak araç satın alma devrini kapatmalıyız. İhtiyacımız olduğunda çağırabildiğimiz elektrikli araçlar sayesinde petrol talebi azalacak. Petrole olan talebin azalması durumunda da geniş petrol sahalarını yeniden ağaçlandırabileceğiz. Böylece hem araçların karbondioksit salınımı azalacak hem de ağaçlandırılmış alanlar sayesinde dünya yeniden nefes alacak.

  1. Tarımı iklim değişikliğinde sorunun parçası değil çözümün parçası haline getirmek:

Karbondioksit salınımında kritik noktayı geçtiğimiz için sadece gelecek salınımları azaltmamız yeterli olmayacak. Havada bulunan mevcut karbondioksit oranını da düşürmeliyiz. Bunun için onarıcı tarım metotlarını kullanmalı ve sağlıklı topraklar elde etmeliyiz. Sağlıklı toprak içerisinde bolca bulunan mikroorganizmalar havadaki karbondioksiti bitkiler aracılığıyla toprağa iletirler. Böylece karbondioksiti atmosferde değil toprakta muhafaza ederiz.  Gameau, et tüketimini azaltmanın zorunluluğundan da bahsediyor. Et talebinin azalması demek hem metan gazının salınımı azaltmak hem de onarıcı tarım yapabileceğimiz alanlar açmak demek. Ayrıca, sağlıklı toprağa sahip olduğumuzda bitkiler, hayvanlar ve insanlar da sağlıklı olacak.

  1. Okyanusları yeniden canlandırmak:

Küresel ısınmayla birlikte okyanuslar ısınıyor, asitleniyor ve ev sahipliği yaptığı balıklar ölüyor. Eğer ısınma bu hızla devam ederse kuraklık ve kıtlık kapıda. Bu felaketlerin devletleri ve sivilleri nasıl bir paniğe sürükleyeceğini anlatmaya gerek yok. Gameau, bu felaketlerin şiddetini azaltmak bugünün imkanlarıyla mümkün diyor. Yapmamız gereken tek şey büyük ölçekli bir deniz perma-kültürü.  Yani okyanuslarımızı sürdürülebilir ve kendine yeten yaşam alanları haline getirmeliyiz. Dünyadaki en hızlı büyüyen bitki olan kahverengi deniz yosunları çözüm olabilir. Bu bitkiler büyürken atmosferden karbonu çektiği gibi bir de birçok canlı için yaşam alanı oluşturuyor.

  1. Sürdürülebilirlik ve döngüsel ekonomi:

Tüketim çılgınlığı adını verdiğimiz modern zaman problemi ile karşı karşıyayız. Doğadan onun olanı alıyor, ondan bir şey yapıyor ve yaptığımızı bir süre kullanıp atıyoruz. Doğaya yabancılaştık ve doğayla olan bağlantımızı kaybettik. Ancak bu sürdürülebilir bir yaşam modeli değil.  Tüketim çılgınlığı hem canlı döngülerine zarar veriyor hem de iklim değişikliğine ve kirliliğe neden oluyor. Sürdürülebilir bir yaşam modeli için çevre bilinci kazanmak gerekir. İnsanların doğal kaynakları kullanma şeklinin iklime olan etkisini çocuklara küçük yaşlardan itibaren göstermeliyiz. Karbon salınımını azaltmanın neden önemli olduğunu bilen yeni nesiller yetiştirmeliyiz. Böylece çevre bilinci olan, farkındalığı yüksek ve üzerine düşen sorumlulukları yerine getiren bir nesil oluşacaktır.

  1. Hem yetişkin kadınların hem de kız çocuklarının eğitilmesi ve güçlendirilmesi:

“Kızlara olmak istedikleri şeyi olmaları için güç vermek” basit bir nüfus planlamasından çok farklı bir şey. Eşit eğitim fırsatını sağlamak için çalışmalıyız. Ekonomik özgürlüğü olan kadınlar güçlerinin farkına varacaklar. Güçlü kadınlar için evlenmek ve çocuk sahibi olmak bir zorunluluk değil tercih haline gelecek. Şu anda çok kalabalık bir dünyada yaşıyoruz. Ve sınırlı kaynaklara sahip olan dünyamız için fazla nüfus baskı oluşturuyor. Ancak kadınların eğitimli ve güçlü olduğu bir dünyada doğum oranları azalacak ve dünyanın kaynaklarına bugünkü yoğun talep zamanla azalacaktır.

Özetle, temel kavramlarımız yenilenebilir enerji, elektrikli araçlar, deniz perma-kültürü, sürdürülebilirlik ve eğitim. Bu kavramları hem yerel hem de küresel alanlarda tartışmalı ve hayata geçirmeliyiz. Eğer herkes kendi payına düşeni yaparsa 2040 için farklı bir hayal kurmak mümkün.

Çevre Çalışmaları Akademisi İçerik Editörü

Elif Beyza Atik

Elif Beyza Atik

Merhaba! Ben Elif Beyza Atik. Çevre Çalışmaları Akademisinde İçerik Editörüyüm. Sizlere çevre hakkında yazılar ve haberler sunuyorum.

Tüm Yazılarına Bak
Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
Tüm yorumları göster

Yazar Hakkkında

Elif Beyza Atik

Merhaba! Ben Elif Beyza Atik. Çevre Çalışmaları Akademisinde İçerik Editörüyüm. Sizlere çevre hakkında yazılar ve haberler sunuyorum.